Beyaz yazılar...

18/11/2007 - Dünya dönüyor

Kategori: deneme

 

         DÜNYA DÖNÜYOR

 

   Çok dolduk ... Boşalmaya ihtiyacımız var.olur olmaz çektik her şeyi sinemize ; yedik , yuttuk galiba hazmettik de...Oysa yenilir yutulur şey miydi bunlar ?

   İnsanlar , insan demeye bin şahit insanlar ... Bilemeden mi yapıyorlar , yoksa onlar artık insan değil mi ? Başka bir yaratığa mı dönüştüler ?

    Değişiyor her şey ... Dünya dönüyor ve değişiyor. Değişime ayak uyduramıyorum ben . Kendi kendime dönüyorum . Bunun için üzgün müyüm ? Hayır !... Onların dönüşü dönüş değil ki ! Ve ben bu dünyaya ait değilim , biliyorum .

    Çok doldum ... Boşalmaya ihtiyacım var . Olur olmaz çektim her şeyi sineme ; yedim , yutamadım.Ezkaza yuttuklarım sancı yapıyor , hazmedemedim.

     Çok çabuk akşam oluyor .Yıldızlar doluyor geceme . Gelmek  bilmiyor sabahlar .Tek başıma dönüyorum , bu koca alemde. Korkarım tek başıma öleceğim , elimden tutan yok.

      Dönüyor dünya ... Dönüyorlar ... Dönüyorum ...Yaşanacak gibi değil.Yaşıyorum... Onlarda yaşıyor. Aynı mekanda , farklı zamanlardayız. Farklıyız ... Başkayız... Kadarız ; miktarımız yok.Varız , aslında yokuz...

      Boğazımda tıkalı kaldı hayat . Ne yutabiliyorum , ne de geri alabiliyorum .Korkarım tek başıma öleceğim , yanımda bekleyenim yok .

      Çok doldum . Durmaksızın ağlasam , boşalır mıyım ? Bu hiçlikler denizinden vursam kendimi karaya , nefes alabilir miyim ?

 

       Dönüyor dünya ve değişiyor ...

       Dönüyorlar  ve değişiyorlar...

       Dönüyorum ... Aynıyım ... 

       Yaşanacak gibi değil , yaşıyorum.

       Onlarda yaşıyor !...

 

  Beyaz  Kalem...

  23 Haziran 2007

 

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

10/10/2007 - yağmur

Kategori: deneme

 

               YAĞMUR                    

 

              Yağmur yağıyor… uzaklarda  çok uzaklarda üşüyen bir martı var . ve burada üşüyen ben . Yalnızım !Yalnızları oynuyorum , başrolüm bu. Hayal kırıklıklarıyla dolu bir ömrün cefasını sürüyorum .Ve umudumu , yani biricik dostumu kaybedeli yalnız ve mutsuzum.

 

                Dışarıda yağmur yağıyor. Ve ben üşüyorum . uzaklarda bir martıda üşüyor. Gittiğinde beri umudum yani biricik dostum ısınmıyor içim .karanlık her yer ışıklar sönmüş; ne zamandan beri böyleyim bilemiyorum . Kapıyı ne zaman kapattım yada içeri kimse girmeyeli ne kadar oluyor bilemedim.

 

                Yağmur yağıyor. Ve ben üşüyorum . Eminim bir yerlerde birileri de benim gibi üşüyordur . Minik bir kedi yavrusunun sesi geliyor uzaklardan . Belli ki o da üşüyor. Soğuktan mı yoksa yalnızlıktan mı bilinmez. Kapıyı açıyorum .Zaten benimde bir kedi yavrusundan farkım yok . Yoldaş oluruz birbirimize .  kapıyı açıyorum ama minik yavru kaçıp gidiyor. Ben yine yalnızlığımla baş başa ... küçük yağmur damlaları vuruyor yüzüme açıyorum kapıyı bari diyorum siz girin içeri .sevgimi atmıştım buzluğa taze taze kalsın diye ondan ikram ederim size . iyice yavaşlıyor yağmur sonra küçük bir bulut çok uzaklara götürüyor onu. peki diyorum sende bırak git herkes gibi git. Kapatıyorum sokağın yüzüne kapımı. Ve ben yine ucube karanlığın elinde yalnızım .

 

               Yağmur yağmıyor artık .Dışarıda oluklardan sızan suyun sesi. Öylece dinliyorum vakit akşam olmak üzere. Kalkmalıyım artık. Yarın hangi köşede oturup , karanlığımla ve yalnızlığımla baş başa kalmanın planını yapmalıyım.

 

 

                                                        *    *    *

 

 

                Vakit akşam olmak üzere  . Loş bir karanlık sarmış sokağı. Bir ben varım cam kenarında bir de Ayşe nine .Tek ortak noktamız yalnız oluşumuz. İkimizin de yeri bu cam kenarları … Yolun başından bir çocuk koşuyor .Elinde minik bir çanta .  Gözlerinde korku… Belli ki birilerinden kaçıyor. Herkesten kaçabilirsin ama kendinden asla ! Zavallı çocuk daha bunun farkında değil. Tam o gözden kaybolurken  iki adam beliriyor yolun başında . Ama nafile koşmaları , çocuk çoktan gitti bile . Ben Ayşe nineye bakıyorum  o gökyüzüne …

 

                Vakit akşam … sokak çocukları gibi soğuk içim . onlar gibi terkedilmiş , biçare  ve yalnızım . Onlar gibi hüzün misafir gecelerime . soğuk , donuk ve bir o kadar da acımasız bakışlarım. Kaçıp giden o çocuk gibi hem suçluyum hem de masum. Hem pişmanım hem de oh olsun size der gibi yüzümdeki ifade . Ben mi istedim sokakların çocuğu olmak . ben mi istedim hırsızlık yapmak . Yüzüme iğrenç bir şeye bakarmış gibi bakmasaydınız  ve satmaya çalıştığım selpaklardan alsaydınız yada yapabileceğim küçük bir iş verseydiniz  çalınmazdı çantalarınız. Sizsiniz aslında hırsız. Açlık ne demek yalnızlık, hiçlik ve terkedilmişlik… Anlasaydınız biraz… Yada boş verin işte . Siz evlerinizde rahat geceler geçirin . Köprü altında donarak ölen bir çocuktan size ne ?

 

 

                              Beyaz  kalem... (11.kasım.2006)

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Hayatın amacı kendisi değil , ötesidir!...

Kategoriler

Arkadaşlarım

ahsennur
aisece
1984nilufer
hafsa
mansur
hiramusta
beyazdilekcem
igra
nyucel
subat75
affeyleallahim
siyahpatya
amenna
resulevuslat
allame
***akif*** *******
receppiskin
umut27
ademyakub
rahmetli645
metekan
sivist
hisari
fatih03
nasibim
adimsonbahar
asr
biryaprakmisali
irmaksu
saclariniz
araf12
philton
webmasterkaynaklari
siberdevlet
mehmet orhan durdu
Seyma .
esmaulhusnafaziletleri
farenjitnedir
teknikpcdersleri
dergahli
abdullahbirisi
allahinadiyla
kesintisizguckaynagi
iremsultan
ccna
koaksiyel
fiberoptikci
beyonceresimleri
zekiye yıkılmaz
kartanesimisin
vahdetfm
griya
bayramsekeri
dostilleri
rahmetdamlasi
doymadimsana
mitchizmet
nurufirak
busraustaomer
nevyildiz
bilginerdogan

Clock Generator - bigoo.ws


Myspace Graphics

Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....